1-Çocuğun söylediğini duymak istemelisiniz. Bu ona zaman ayırmanız gerektiği anlamına gelir. Eğer zamanınız yoksa bunu söylemelisiniz.
2-O anki soruna yardımcı olmayı gerçekten istemelisiniz. İstemiyorsanız isteyinceye kadar bekleyin.
3-Duyguları ne kadar sizden farklı olursa olsun onun duygularını gerçekten kabul etmelisiniz.
4-Çocuğun duygularını tanıdığına ve sorunun çözebileceğine tam olarak güvenmelisiniz. Bu güveni çocuğunuzun sorunlarını çözdüğünü gördükçe zaman içinde kazanacaksınız.
5-Duyguların sürekli değil geçici olduğunu anlamalısınız. Nefret sevgiye, hayal kırıklığı umuda dönüşebilir.
6-Çocuğu yaşamını sizin verdiğiniz ama sizden ayrı bir birey olarak görebilmelisiniz. Bu çocuğun kendi duygularının olmasına ve nesneleri kendine göre algılamasına izin vermenize destek olur. Çocuğun sorunları olduğunda onun yanında olmalı ama karışmamalısınız.

İletişimde İfade Hataları:

Çocuklar, gençler ile anne-babalar arasında çıkan en büyük anlaşmazlıklar, çocuğun veya gencin yaptığı olumsuz davranışlar sırasında oluşur. Gencin yapmış olduğu bir davranış ebeveynler tarafında kabul edilemez bulunduğunda genellikle gösterilen tepkiler şöyledir: “Sen nasıl bunu yaparsın? Ne zaman adam olacaksın? Geri zekalı!” bu gibi çıkışlar kızgınlığı belirten ifadelerdir. Burada kullanılan ifade tarzı gence yönelik Sen mesajı yani sen dilidir. Toplumumuzda kızgınlık ifadeleri genellikle sen dili ile yapılır. Ancak bu tarz ifadeler kızgınlığın nedenini açıklamaz. Gençlerle yapılan birçok görüşme sonrasında ortaya çıkan gerçek şudur ki çocuklar anne babalarının onlara gerçekte niye kızdıklarını bilmemektedirler.” Benim annem ya da babam her şeye kızar “ tarzında ifadelerle sıklıkla karşılaşırız. Sen dili ile ifade edilen kızgınlıklar davranışa değil kişiliğe yönelik olduğundan genci üzer, onurunu kırar ve karşılık vermeye yöneltir. Bu tür iletişimler aile içi çatışmalara ve güç kaybına dönüşür. Anne babanın bir baskıcı tutumunu arttırıp cezaları ağırlaştırması sonucunda gençlerde isyankarlık ve davranış bozuklukları ortaya çıkabilir.

Bu yıkıcı ifade tarzına alternatif Ben dilidir. Ben dili, anne babanın olumsuz davranış sırasında yaşamakta olduğu olumsuz etki ve duyguları açıklayan dürüst bir kızgınlık ifadesidir. “Kes şu müziğin sesini !” diye bağırmak yerine “Müzik bu kadar açık olunca okuduğumu anlayamıyorum ve başım ağrıyor” demek karşı tarafa kızgınlığın nedenlerini açıkladığı gibi kişiliğine bir saldırı niteliği de taşımadığından duyulması ve dinlenmesi daha olasıdır. Ben dili ile konuşmanın üç olumlu etkisi vardır:

1-Konuşan kişiyi rahatlatır, duyguların açıklanması birikim yaratmaz ve kişi rahatlar.
2-Anne baba kızgınlığın gerçek nedeninin çocuk değil aslında gün içinde yaşadığı bir olay olduğunu fark edebilir.
3-Ben mesajında çocuğa karşı bir saldırı olmadığı için çocuk söyleneni savunucu olmadan duyabilir ve davranışının sorumluluğunu üstlenebilir.

Araştırma sonuçları, Ben dili ile hitap edilen çocukların düşünme yeteneklerinin arttığını, sebep-sonuç ilişkilerini daha iyi anladıklarını ve daha sorumlu olduklarını göstermiştir. Bu tür saygılı ifadelerin yerleştiği ailelerde anne baba ile gençlerin arasındaki sürtüşmelerin azaldığı ve sorunların daha kolay çözümlendiği gözlenmiştir. Çünkü olaylar güç kavgasından çıkmış, birbirine saygı duyan ve değer veren insanlar arası ilişkiler boyutuna gelmiştir.