Sessizlik: Sadece sessiz durarak gence konuşma alanı bıraktığımız için, genç konuşmaya yönelebilir.
 
Empati: Empati kendini karşındakinin yerine koyarak olaylara onun gözüyle, onun dünyasından bakmaya çalışmaktır. Arkadaşıyla kavga ettiği için üzülen gence “Ne var bunda bu kadar üzülecek?” demek yerine kendinizi çocuğunuzun yerine koyarak arkadaşının onun için önemli olduğunu anlamaya çalışmalısınız.
 
Kabul: Çocuğunuzu sorunları ile birlikte kabul etmelisiniz. Çocuğunuzun hata yapabileceğini daima kabullenmelisiniz.
 
Dürüst olmak: Size derdini anlatmaya çalışan çocuğunuza mutlaka yetişkin görüşü ve rolüyle değil( anne- baba) insan olarak yaklaşmaya çalışmak ve onun duygularını anne-baba bakışı ile değil bir insan bakışı ile algılamaya çalışıp dürüst cevaplar vermek çocuğa haha anlamlı ve sıcak bir yaklaşım verir.
 
Bütün bunlar dinlemeye açık yardımcı davranışlardır. Bunun yanında katılımcı dinleme ile çocuğumuzu daha iyi anlayabilir ve rahatlatabiliriz.
 
Katılımlı dinleme basit bir tekrardır. Çocuğun söylediklerini kendi cümlelerinizle ona tekrar etmeniz çocuğa onu duyduğunuz mesajını ve sorununu tekrar gözden geçirme imkanını verir. Çocuğun sorununu çözmesini kolaylaştırır. Çocukları sizin söylediklerinizi dinlemeye daha istekli yapar. Bir kişi karşısındakini dinliyorsa onun görüşlerinin de dinlenilmesi daha kolay olur.( iş dönüşü ev örneği)
 
Etkin dinleme çocuğu kendi kendine düşünmeye, sorununa kendi tanısını koymaya ve çözümlerini bulmaya çağırır. Dinleme güven iletir.
 
Etkin Dinleme İçin Genel Tavırlar:
 
1-Çocuğun söylediğini duymak istemelisiniz. Bu ona zaman ayırmanız gerektiği anlamına gelir. Eğer zamanınız yoksa bunu söylemelisiniz.
2-O anki soruna yardımcı olmayı gerçekten istemelisiniz. İstemiyorsanız isteyinceye kadar bekleyin.
3-Duyguları ne kadar sizden farklı olursa olsun onun duygularını gerçekten kabul etmelisiniz.
4-Çocuğun duygularını tanıdığına ve sorunun çözebileceğine tam olarak güvenmelisiniz. Bu güveni çocuğunuzun sorunlarını çözdüğünü gördükçe zaman içinde kazanacaksınız.
5-Duyguların sürekli değil geçici olduğunu anlamalısınız. Nefret sevgiye, hayal kırıklığı umuda dönüşebilir.
6-Çocuğu yaşamını sizin verdiğiniz ama sizden ayrı bir birey olarak görebilmelisiniz. Bu çocuğun kendi duygularının olmasına ve nesneleri kendine göre algılamasına izin vermenize destek olur. Çocuğun sorunları olduğunda onun yanında olmalı ama karışmamalısınız.